MOBİLYADA TARZ SAVAŞLARI

Alfemo için hazırladığınız “Evinizin tarzı Alfemo” kampanyası nasıl bir içgörüyle ortaya kondu?


Reklamcılıkta ilk öğrenilenlerden biridir, markalar insanlar gibidir. Her markanın onu diğerlerinden ayıran karakteristik özellikleri, duruşu ve vaadi olmalıdır. Biz Alfemo’da 2012 yılında bir yapılanma sürecinden geçmiş ve kurumsal kimliğimizden mağazacılık konseptimize, mobilya tasarım anlayışımızdan bayi ağımıza dek yenilenmiştik ancak; markamıza yakından baktığımızda tüketiciye kendimizi doğru ve net bir biçimde ifade edemediğimizi görüyorduk. 2015 yılında açtığımız konkurda, ajanslara verdiğimiz brief’le hem bizimle tepeden tırnağa örtüşen, hem de mobilya sektöründe hiç sahiplenilmemiş, hiç bir markanın kullanmadığı bir argümanla anlatacak yaratıcı çalışmalar talep ettik. Bu dönemde gerek içerideki ekibimizin gerek konkura katılan ajansların yaptığı ön çalışmalardan tesbitimizin ne kadar doğru olduğunu; sektörde nasıl tüm markaların birbirinin aynı vaadlerle, birbirine tıpatıp benzeyen işlerle marka iletişimlerini sürdürdüklerini bir kez daha gördük. Konkura Müstesna Yaratıcı İş Fikirleri “Benim Tarzım O” mottosuyla ve bu motto üzerine inşa ettiği son derece yaratıcı bir reklam kampanyasıyla katıldı. Biz de getirdikleri işin her yönüyle bize uyduğuna, brief’teki talebimizi tam olarak karşıladığına ikna olduk ve uzun vadeli marka iletişimi yatırımımızı “tarz” üzerinden yapmaya karar verdik.


Sizce mobilyada tüketiciye ulaşmada yaşam stili ve tarz neden önem kazandı?


Ne zaman önem kazandı derseniz, biz bu alanda iletişim yapmaya başladıktan sonra önem kazandı diyebilirim. Bu kavramlar bizim sektörün sunduğu ürünlerle çok örtüşen kavramlar ancak bilemiyorum belki de kimse farklı bir şey aramadığından olsa gerek; biz “tarz” demeye başladıktan sonra diğer markalar bu mesele üzerinde durmaya başladılar.


Tarz iletişimi mobilyada marka rekabetine nasıl bir boyut kazandıracak?


Türkiye Mobilya Sektöründe düzenli iletişim yapan marka sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Şimdi size şöyle bir şey söyliyeyim; 2018 yılının başından bu yana bizim dışımızda tam 4 marka iletişimde tarz argümanını kullanmaya başladı. Tarz’ı kullanmayan bir başka marka ise 2017 imaj reklam filmimizin bir versiyonunu çekip yayına aldı. Çok basit bir değerlendirmeyle bu vaziyetin sebebi markaların ajanslardan talebi ise kötü; bu işler ajansların markalara özgün yaklaşımlarmış gibi sattığı işlerse daha da kötü. Aynı vaadi tekrarlayan markalar arasındaki rekabetten kimsenin kazançlı çıkamayacağını düşünüyorum. Biz buna marka rekabeti değil tarz iletişimi rekabeti diyelim şu durumda isterseniz.


Gelecekte bu iletişim stratejisi kullanılarak yeni kampanyalar olacak mı?


Bizim cephede radikal bir karar almadığımız sürece tarz iletişimi uzunca bir süre daha devam edecek. Yaptığımız fark yaratan düzenli iletişimin meyvelerini topluyor olmaktan çok memnunuz. Alfemo olarak 2018 ilk dört ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla satış ve ciro bazında ) büyüdük. 2018 yılı yeni mağaza hedefimiz olan 20 yeni mağazaya ise ilk 3 ayda ulaştık. Yeni hedefimiz yıl sonuna dek 30 yeni mağaza daha açmak. Bu başarıda yaptığımız iletişim yatırımının tartışmasız katkısı var. Ürün ve hizmet üstünlüğümüz ve hergün yükselen marka değerimizle her bir tüketiciye “Alfemo, benim tarzım o” dedirtmeye çok kararlıyız.